ICLAL AYDIN

2015 sonbaharı benim için zor geçmişti…

Üst üste yaşadığım kayıpların üzüntülerine bir de sağlık sıkıntıları eklenince nasıl olduğunu anlayamadan bir baktım ki yine hoop 6-7 kilo alıvermişim. Bedenimde bu kiloların dışarıya yansıması neredeyse iki katı oluyor. Bir de ekrandaki görüntümüzün normalden daha fazla algılandığını düşünürseniz benim için gerçekten tatsız günler başlamış oluyor. Üstelik hiç tanımadığım insanlar bile işim nedeniyle kendilerini yakın görüp, çok büyük bir rahatlıkla dış görünüşümle ilgili yorum yapabiliyorlar.  “Ooo yine kilo almışsın” ya da “ekranda daha da şişman görünüyorsun ama böyle idare eder” gibi cümleleri duymaktan rahatsız olmasam belki de pişirip, ikram eden ve büyük keyif alarak yemek yiyen bir insan olarak kilomu hiç önemsemeyebilirdim… Yok yok ederdim… Çünkü fit görünmeyi seviyorum. Giydiğim üzerimde güzel dursun istiyorum. Bel fıtığım var. Haşimato hastasıyım. Kilolu olamam…

Dediğim gibi… O sonbahar benim için tatsızdı. Kısa aralıklarla yarım kalan iki hamilelik yaşamıştım. Üzgündüm. Bedenimde nedenini bilemediğim tuhaflıklar başlamıştı. Yüzüm balon gibi şişiyordu. Derim kuruyordu. Saçlarım, kaşlarım azalmaya başlamıştı. Uykularım düzensiz, ruh halim depresifti. Kilo vermeye çalışıyordum ama olmuyordu bir türlü. Tartının ibresi katiyen yerinden oynamıyordu. Sonra kalp çarpıntılarım yerini aşırı uyumaya, terlemeye bıraktı. Bütün bunların nedenini düşükler zannediyordum. Kontrollerim sonucunda  tiroid ilaçları kullanmam gerektiğini öğrendim ve Kasım ayında ilaçlarıma başladım.

Çok kolay kilo alıp çok kolay kilo veren ama hiçbirinde sabit kalamayan biri olarak müthiş sonuçlar aldığım hiçbir eski yöntemin işe yaramadığını görmek bende yılgınlık oluşturmaya başlamıştı.. Üç hafta aç gezdim bir seferinde. 100 gr bile veremedim. Sonra pes ettim…

Ta ki bir arkadaşımın incecik formunu #umayvilladetoksları ile yakaladığını öğrenene dek..

Önce instagramdan, sonra telefonla iletişime geçtik Umay hanımla.

Daha ilk telefonumuzda arkadaş olmuştuk bile.

Sonra başladık çalışmaya.. Başta zorlandım evet. Hem de çok. Hatta ilk paketi yarım bıraktım. Çalışma saatleri düzensiz bir dizide rol alıyordum ve öğle yemeğini saat 17:00’de yiyebildiğimiz günler oluyordu. Haliyle diğer öğünleri yemek için vaktim kalmıyordu ve yorgunlukla bayılıp uyuyordum. Umay hanıma telefonda durumu anlattım ve bir süre sonra yeniden başlamak üzere programı kestik.Tam üç kez baştan başladık. Hep aynı şey oluyordu. Başarısızlık moralimi çok bozuyordu.

Sonra diziden ayrıldım. Artık evdeydim. Çok kısa bir süre sonra  Temmuz ve Ağustos ayları için bir kadın programı sunmamı teklifi aldım.

Doğrusunu isterseniz mutsuz ve olgun bir anneyi oynadığım “O hayat Benim” dizisindeki görünümümü hiç sevmiyor ve hiç beğenmiyordum. Ama işime nankörlük ederek günaha gireceğim korkusuyla şikayet etmemeye çalışıyordum. Bu televizyon programı yeniden eski görünümüme kavuşmam için bir fırsat olabilirdi. Daha önce defalarca yapmıştım yine yapabilirdim.

Ve tekrar başladık.

Umay hanım ve ekibi o kadar kararlı ve destekleyiciydiler ki onlara mahcup olmamak amacıyla inat etmeye karar verdim…

Ve mucizevi D20 etkisini bir sabah gösteriverdi. Tartıda bir gün önceden 1.500 gr eksik görünüyordum. Evet oluyordu, olacaktı…

Tam 7 kilo programa başladığım vakit üzerimden gidenlerin miktarı.

Beni hiç görmeden bana destek veren Umay Villa ve ekibini programdaki yeni görünümümle mutlu etmeye söz vermiştim kendime…

36 bedene yeniden girdiğim o ilk fotoğrafı instagramda paylaşıp “bu fotoğraf Umay Vİlla’ya armağan olsun” yazdığımda umarım hayal ettiğim kadar gurur duymuştur… Ama beni asıl mutlu eden beni ilk gördüğü zamanki yüz ifadesiydi: Evet kesinlikle başarmıştım…

Şimdi her ikimiz de dünyanın neresinde olursak olalım ulaştığımız bu noktayı korumak için daima iletişim halindeyiz.

Eşimle evlilik yıldönümümüzü kutlamak için Sicilya’ya gittiğimizde tabağımdaki makarnayı nasıl hissetti, tahmin etti bilmiyorum “Afiyet olsun, Sicilya’da  yemeden durulmaz döner dönmez kontrole girelim olur mu?” mesajını aldım ve kahkahayı bastım. Pazartesi sabahı paketim ben siparişini vermeden kapıdaydı bile…

Umay hanım benim için bu yıl tatlı bir arkadaş, şahane bir motivasyon meleği ve başarımın sırrı oldu…

2015 sonbaharının izi bile kalmadı üç ayda…

Teşekkür ederim Umay hanım… Bir D20 hayranı olarak nice kitaplar bekliyorum… İçten, kocaman, sevgilerim ve dualarımla…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir